
Bence bir insan "Bittim" dedigim her noktada bir isaret alir.Bu isaretin anlami umidini kesme,kendine gel,toparlan,bak ben hala burdayim..isaretidir..Belki bu sozler Tanri`dandir belki de aklimizdan gecen ama hic kendimize soyleyemeyedigimiz bizim yarattigimiz cumlelerdir..Sonuc olarak varligini asla unutturmayan bir gucun bize el uzatmasidir.Daha cok cesaret verir..Korkma ben burdayim ve sen hala ordasin..
2009 yaziydi..Agustos ayiydi sanirim.Bir gun annemle beraber Edirne`ye gittik.Ben mezun olmustum ama ehliyet sinavim vardi.Annemde beni yanliz birakmamak icin hemde Edirne`yi gezmek icin yanimda gelmisti.Canimin cok sikkin oldugu bir donemdi.Hayatimda hic unutmayacagim bir olayi ve hala dusundukce bogazimda dugum olan bir olayin uzerinden 2 ay gecmisti.Hala iyilesememistim,bir yanim Edirne`deydi cunku ve ben o yarimi hic goremiyordum.Uzaktan yanina gitme hayalleri kuruyordum bi yandan da bir o kadar uzaklasip kacmak istiyordum.Annemle bir kac gun kaldik Edirne`de.Bir gun anneme Meric nehrini ve etrafini ordan da Karaaagac`i gostermek istedim.Edirne`ye gidenler bilir ki Karaagac o kadar sirin bir kasaba ki hep orda yasamak istersin.Arnavut tasli yollar,yollarin boyunca uzanan iki sira kavak agaclari,eski,iki katli,ahsap Rum evleri ve kucuk kahvehaneleriyle unlu,Lozan Antlasmasi sonunda alinan sirin Karaagac.Karaagac`a Edirne Merkez`den kalkan traktorden bozma nostalji treniyle gitmistik.Tren o sene ilk defa konulmustu ve ilk kez deniyordum annemle beraber.Igrenc bir histi,o kadar cok titriyordu ki tren herkesin kulaklari gidiklaniyor etrafimdaki herkes kulaklarini ovusturuyordu.Anneme bizim okulun rektorlugunu ve Lozan Heykelini gosterdim.Sonra rektorlugun yanindaki kahvehanelerden birine oturduk soguk birseyler icmek icin.Ki giden bilir Edirne`nin sicaginin katlanilmayacak kadar berbat ama Karaagac`in her zaman golgelik ve Edirne`ye nazaran daha serin oldugunu.Iceceklerimizi ictikten sonra nostalji treni sacmaligini beklemek icin duraga dogru yuruduk.Trenin gelmesine daha cok vardi.Duragin icinde oturuyorduk.Ve iste o zaman o isaret geldi bana..
Bir tane kiz cocugu vardi.Bisiklet suruyordu.Esmerdi,eli yuzu kirli gibiydi.Ustundekiler pacavraydi.Saclari omuzlarina kadar komur karasi ama gozleri yemyesildi.Cok guzel bakiyordu.Yanimiza kadar surdu,sonra bisikletinin uzerinden bize,anneme dogru bakarak:
-"Abla treni mi bekliyorsunuz?"
-"Evet ama daha zamani var sanirim."
-"Turistmisiniz abla?"
-"Evet,burda yasamiyoruz,ama kizim (bana dogru donerek) yari burali sayilir.
-Aaaa nerelisiniz abla,sevdiniz mi burayi?
-Istanbulluyuz biz,cok sevdik.Sende burada mi yasiyorsun?
-Evet abla,burada yasiyorum.Ama sehir merkezinde yasiyorum,yurtta.
-...Benim kizimda burada okuyor.
-Ablaaaaaaaa (bana donerek) universitede mi okuyorsun ,nerde Aysekadinda mi?
..gozleri parliyordu,o kadar heyecanlandi ki ,onun hevesini kirmamak icin cok heyecanli bir olay anlatiyormusum gibi yaptim,gozlerimi kocaman actim onun gibi..
-Evet..bitti ama.Artik yasamayacagim burda.Istanbul`a geri dondum.Ama kopamiyorsun,burasi cok guzel.
Annem;
-Kac yildan beri yurttasin?
-Bir kac yil oldu ,annem bana bakamayinca yurda verdi beni.Ama onunla haftada bir gorusuyoruz,temizlik yapiyor Edirne`de bir yerde.Babami hic gormuyorum.
-Okula gidiyormusun?
-Evet ,ogretmenimi cok seviyorum,zaten bende ogretmen olacagim ,cok calisiyorum.
-Bende ogretmenim biliyormusun?
Iste o noktada tekrar gozlerini kocaman acti,daha da cok heyecanli gorunuyordu.O kadar sevindi ki sanki dunyalari bagisliyorlarmis gibiydi.O an dusundum.Ben herseye sahiptim ama hayatimda hic o kadar sevinmemistim.Gozlerimi kocaman acip ,sevincten ve heyecandan kalbim gum gum hic atmamisti..
-Abla....inanmiyorum....ben ogretmenleri cok severim..biliyormusun hep calisiyorum..yurttaki kimse o kadar cok calismiyor,herkes dalga geciyor benimle ama ben calisiyorum,ben ogretmen olmak istiyorum sizin gibi,bir gun bende ogretmen olacagim abla,bende cok istiyorum,calisiyorum abla hep..
Onun bu heyecanli cikisi,sozleri,hali,tavri annemide benide tikadi..Annemin zaten gozler doldu.Bense daha serttim her zaman ki gibi..Basimi cevirdim ,gulumsedim,gozune bakamadim ..Ilgilenemedim daha sonra onunla..Cunku biliyorum goz goze geldigim an aglamaya baslayacagim.Ve istemedim ona gozleri dolu dolu sanki aciyarak bakarmis gibi.Ona "Bana aciyorlar." dusuncesini vermek istemedim.Guclu olsun istedim,herkes sanki yurtta kaliyormus ne varmis bunda herkesin annesi babasi uzaklardaymis sanki cok farkli birsey degilmis o yuzden guclu olmaliymis kimse bana aciyamazmis cunku acincak durumum yokmus diye dusunsun istedim.Annem konusmaya kalan son halleriyle kiza kitap okumasini,buldugu herseyi okumasini ,kimseyi dinlememesini ,eger hedeflerse basaracagini ve onun gunun biinde basarili bir kiz olacagini anlatiyordu.O kadar dikkatle dinliyordu ki bir an gozleri doldu sanki.Anneme;
-Buna gercekten inaniyormusun abla ?
-Neden inanmayayim,gercekten basarili olacaksin ,tarzi seyler soyluyordu,Konsantre olamadim daha fazla dinleyemedim onlari.
Kiz surekli gozlerime bakmaya calisti ,ama ben bakamadim.Bogazimda zaten aylardir gitmeyen bir dugum vardi ,onun o guzel yesil gozlerine baksaydim daha kotu olacaktim.Ona bunu yapamazdim,ona kendini kotu hissettiremezdim.Onunla konusmayip belki kendim icin "Ne yabani insan ,iki konusmadi." dedirtirdim ama gozlerine bakip gozlerim dolu dolu "Sende okuyacaksin,iyi yerlere geleceksin." diyemezdim.Ona kendini kotu hissettiremem.Cunku o benden daha buyuktu.Ben kotu hissedebilirim,ama o hissetemezdi.
Sonra dusundum.Ben duygularimi cok yogun yasayan ben,kimseden korkmadan kendimi cok rahatlikla anlatabilen ve insanlara karsi hislerimi kolay gosteren ben birseylerden korkar olmustum.Sevdim mi susuyor oldum,nefret ettim mi susuyor oldum,uzuldum mu susuyor oldum,begendim mi susuyor oldum , konusamadim,kendimi anlatamadim ben..Ben artik boyle bir insandim.Hala herseyi cok yogun yasayan ama kimseye ifade edemeyen.Kimseye ozledim diyemeyen karsiliginda "Ozlediysen ozledin soyleyip durma."cevabini tekrar duymaktan korkar oldum.Ve bugun o kiz beni hatirliyorsa buyuk ihtimalle ne kadar duygusuz bir kiz diye hatirliyordur.Ama ben ona destek olamadim,ilerde cok buyuk bir insan olacagini zaten cok buyuk bir insan oldugunu anlatamadim.Annem gibi elinden tutup destek veremedim.Ona aciyormus gibi baktigimi dusunur diye kendimi ifade edemedim.Ona ulasabilecegim bir telefon numarasi alip onun arada Istanbul`a beni ziyarete gelmesine ve ona yardimci olacagimi soyleyemedim.Ama o gun ben birsey ogrendim ki,o benim isaretimdi..yesil gozlu cok guzel bir isaretti..
Hayatta herseyin bir nedeni oldugunu,sacma sapan uzuntulerimizi,sacma sapan depresyonlarimizi,Tanrim bu niye benim basima geldi? `lerimizi ,hayatta gercekten uzulunecek seyler oldugunu ve suan eger uzuluyorsak herhangi birsey icin canimizi sikiyorsak bu sadece cok simarik oldugumuzdan ve insanoglunun nankorlugu denen seyin hepimizin icinde var oldugundan dolayi oldugunu biliyorum.Ne yasadik ki , herseyi gorduk artikda bir sey gormem diye dusunebilirz..Nasil bir zorluk cektik ki..Zorluk dedigin hayatta sana uzatilan ellerin seni yari yolda hep birakmalari mi.Karsiya gecerken elini birakip kacip seni arabalarin onune atmalari mi..Yoksa zorluk icinde okumak isteyen bir cocugun elinde imkan olmamasi mi..Annesini haftada 1 gormesi mi..Kardesleriyle zaman gecirememesi mi..Hangimiz daha buyuguz...Ben mi ,Yasemin mi?..
Evet adi Yasemindi..yesil gozlu guzel cingene kizi.Annem eline biraz para tutusturdu,almak istemedi,alamam abla,dedi.Annem bununla kendisine kitap almasini istedi.O zaman alacagim abla,dedi.Kitap alacagim okuyacagim dedi.O sirada da tren geldi.Yasemin`e hoscakal dedik trene bindik.Tren Karaagac`tan cikana kadar bisikletiyle bizi takip etti.El sallayip duruyordu,bizde salliyorduk.Yasemin yavas yavas kaybolduktan sonra ikimizde sessizce oturduk,konusamadik....
Dip Not=Yaziyi silmiyorsam sebebi sensin Ilayda :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder